29 Ağustos 2012 Çarşamba

teslimiyet


Belki de hiç hayatımda cevher hazırlamada çalışamayacağım cümlesi dökülürken ağzımdan, zihnimden nasıl bir ruh halindeydim acaba. Öyle bir ruh halindeyim ki tarifi yok. Kendi çapımda teslimiyetin doruğundayım şu an. En sevdiğim insanın bana aksini söylediği, yapmam dediği şeyi yaptığını yani gidecek olduğunu anladığımdan bu yana ilk kez böyle bir teslimiyet duygusu içerisindeyim.  İstediğimin olamamasından dolayı bir mutsuzluk yok içimde ya da sevgilimden ayrılacağımı fark ettiğimde gözlerim de dolmuyor. Zaman her şeyin ilacımı bilmem ama bazı şeyleri sindirme de ve ya anlamada çok etkili bir ilaç.

Şu an bana öyle geliyor ki nerede işe başlarsam başlayayım doğruların peşinden gidersem gene çıkmak istediğim noktaya çıkabilirim. En önemlisi kendi içimdeki noktaya çıkabilirim. Çünkü dış etkenlerin nezdinde bir noktaya çıkmak düşünüldüğü gibi olamayabiliyor maalesef. Çünkü herkesin bir noktaya çıkartmadaki kriterleri farklı. Mesela bir kişinin seni işe alamamasının nedeni sadece kadın olman olabiliyorken, belki de başka bir yerde göğüslerin büyük olmadığı için işe alınmadın, belki de onların memleketinden olmadığın için ya da yeterlilik belgelerin az olduğu için işe alınmadın. beklenilen somut şeyler ortada olmayınca reddedilebiliyor insanlar maalesef ki daha neler yapabileceğini göstermeden.
Ne fark eder ki gün gelir o istediğin şey de mutlu etmez seni. Önemli olan kafa düzeyindir. Önemli olan kafanın içinde tuhaf veya değil çeşitli düşünceler dolaşmadan sakin bir şekilde gün sonunda evde oturabilmendir ve bu olayın her gün ve gece devam etmesidir esas olan. İşte o zaman yararlı ne varsa hem başına hem kafana gelecektir. Unutma her geçen gün ve gece yeni olasılıklara kucak açıyoruz. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder